Atatürk´ün Orduya Gelişi

10.03.2008

1924 senesi,aylardan Eylül. Eyül´ün 19.günü Cuma. O zamanlarda,cuma günleri resmi tatildir. İşte böyle bir günde,Ordu sahilleri,sokakları,çarşı,sabahın erken saatlerinden itibaren insanlarla dolup taşar.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün,o gün Ordu'ya teşrif edecekleri,günler öncesinden halka duyurulmuştur. Saat,tam 14.00. Hamidiye Vapuru,Giresun'dan gelerek,top atışları ile beraber,Taybbaşı açıklarında demirler.

Halk ile beraber,Büyük Atatürk'ü karşılayan resmi kişilerin isimleri şöyledir:

Vali Vekili Rıfat (Vona)Bey,Belediye Başkanı Furtunzade Yusuf Bey,Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsa (Çordan) Bey,Ordu Milletvekilleri Recai Bey,Faik (Günday) Bey. Bu heyet,bir motorla Hamidiye Vapu-ru'na yaklaşır. Gemiye çıkan heyet,Gazi Mustafa Kemal tarafından kabul edilir. Heyet Başkanı Rıfat Bey,Mustafa Kemal Paşa'ya Ordu halkının,büyük

Bir heyecanla kendisini görmek istediğini arz eder. Bu istekten son derece duygulanan Gazi Paşa,Ha-midiye'nin motorbotuna binerek,heyetle birlikte Ordu iskelesine yanaştı. Bu sırada,saat 14.30 idi. Sahilde kalabalık bir halk topluluğu ile beraber,Valilik görevlilerijandarma,asker ve polislerle öğrenciler vardı. Herkesi selamlayan Gazi Mustafa Kemal Paşa,önce,sahile 50-60 m. kadar yakın olan Belediye binasının önüne geldi. Belediye Başkanı Yusuf Bey tarafından Belediye'ye teşrif edildi. Paşa,burada ilgililerden değişik konularda bilgiler aldı, bir süre sohbet etti. Sonra Belediye'den ayrılıp kalabalık heyetle beraber,Valilik binasına (bugünkü Nüfus Müdürlüğü) teşrif etti. Dışarıda,binlerce Ordulu,sevinç gösterisinde bulunu yordu.

Vali Vekili Rıfat Bey,Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretlerine,Ordu ili hakkında bazı bilgiler arz etti.

Gazi Mustafa Kemal Paşa'yı karşılayan heyet arasında,Müftü Ali Efendi olarak tanınan bir kişi de vardı.

Bundan sonrasını,rahmetli Hakkı Gürsoy,şöyle anlatır:

"...O zaman,Ordu'nun Uzunmusa köyünden Ali Efendi diye bir müftü vardı. Çok bilgili bir hoca idi. Bir Ordulu, Müftü'yü Atatürk'e:

'Kasabamızın Müftüsüdür' diye takdim etmiş. Takdim esnasında Atatürk,Müftü'nün elini kuvvetle sıkarak:

'İnna A'tayna kel kevser'in manasını ver bakalım",demiş.

Müftü de:

'Bu manayı,dünyalık mı vereyim yoksa ahiretlik mi vereyimP'Diye sorması üzerine, Atatürk:

'Dünyalık mana ver' demiş.

Bunun üzerine Ali Hoca:

"Dünyada ne kadar sanat varsa,hepsi bu surenin içindedir. Elektrik bile,bu surenin içinde'demiş.

Bu cevap üzerine Atatürk,Ali Efendi'nin elini tekrar sıkar.

(Ali Efendi,İstanbul Hükümetinin Milli Mücadele aleyhine çıkardığı fetvaya karşı,Perşembe Müftü Vekili olarak,Milli Mücadeleyi destekleyen bir fetva ile karşı çıkarak,çevrenin duygularına tercüman olmuştu. Bir süre müftülük yaptıktan sonra,yerine başkasının tayininin yapılması üzerine, haksızlığa uğradığı gerekçesiyle,Atatürk'ün Ordu'yu ziyaretlerinde,durumu kendisine arz etmek istemişti. Ali Efendi,daha sonra, tekrar müftülüğe tayin edilecektir.)

Vilayet binasında yarım saat kadar kalan Gazi Mustafa Kemal Paşa,daha sonra maiyetîyie heıabeı;Ordu İdman Yurdu Kulübünü ziyaret etti. İhtiyat Zabitleri Mahfeli'ne(bu günkü Ziraat Bankası) uğnaınp.ofadaki ihtiyat zabitleri ve harp malulleriyle bir süre sohbet ettikten sonra,yürüyerek, Yolcu İskelesine doğru yaklaştı.

Tam bu esnada,Sinoplu Tüccar Ahmet Efendi diye biri:

Paşam,seni dinlemek istiyoruz,bizleri mahrum etme!' diye seslenir.

Bunun üzerine Gazi Mustafa Kemal Paşa,yüzünü halka doğru çevirip şöyle hitap eder:

MUHTEREM ORDU AHALİSİ!

HAKKIMDA GÖSTERDİĞİNİZ SAMİMİ TEZAHÜRAT,TÜRK MİLLETİNİN BÜTÜN CİHAN MUVACEHESİNDE İLELEBED YAŞAYACAĞINI BİR DAHA İSPAT ETMİŞ OLAN SİZİN SAMİMİ ÇEHRELE RİNİZ,SEVİMLİ GÖZLERİNİZ KARŞISINDA, GÜNLERCE KALMAK VE SİZİNLE SAMİMİ HASBİHAL-LERDE BULUNMAK İSTERDİM.

FAKAT,CİDDİ BİR SEBEP BUNA MANİDİR.

İNŞALLAH SAMİMİ VE SEVİMLİ MUHİTİNİZİ ZİYARET EDERİM.

ALLAH A ISMARLADIK'