Kurul kayalıkları
Yolculuğumuza Kurul kayalıklarından önce ilk olarak Ordu merkeze birkaç km mesafede bulunan Eski Pazar camii ve hamamını ziyaret ederek başlıyoruz. Şehir mezarlığı komşu olan Eski Pazar cami ve hamamı etrafı tel örgülerle çevrili yemyeşil bir alan içine kurulu. Camiinin muhteşem güzellikte inşa edilmiş minaresi ve yemyeşil ağaçlara kuş bakışı bakmakta.
Hamamın erkekler kısmı görmeye açık fakat ilgisizlik bakımsız nedeniyle içersinde kuşlar ve yarasalar barınmak için kullandığını gördüm. Belki bu yazımızdan sonra Valilik ve Kültür müdürlüğü burada bir tarih yattığını akıllarına gelir ve burayı restorasyon çalışması ile güzelleştirebilirler. Biz bu tür tarihi değerlerimizin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine inanıyoruz aynı zamanda tarihi değerlerimizin Türk turizmi açışından ne kadar önemli olduğunu da hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.
Yolculuğumuza Bayadı köyünde bulunan Kurul kayalıklarına doğru devam etmek için aracımızla hareket ediyoruz. Bayadı köyü Merkez köylerinden birisi olmasına rağmen aracımızla 15 dakikalık bir yolculuk yapıyoruz. Bayadı köyü merkezinde bulunan kahvelerde yol ikiye ayrılı buradan sola dönerek devam edebilirsiniz yine birkaç km sonra ikiye ayrılacak yoldan sağa dönerek birkaç km ilerliyoruz ve işte o an Kurul kayalıklarının bulunduğu merdivenlere geliyoruz. Bayadı köyü girişinden itibaren Kurul kayalıkları görüp büyülene bilirsiniz.
Muhteşem bir deniz ve ordu manzarası altında taş ve betondan hazırlanmış merdivenlerden tırmanmaya başlıyoruz. Attığımız her adım da daha güzel manzaralar ile karşılaşıyoruz. Resimleri çektiğimiz anda hava sisli ve bulutlu olduğu için deniz manzarasını tam olarak göremeyebilirsiniz fakat muhteşem güzellikte bir manzaraya sahip. Hani Akdeniz’de hep bir slogan vardır yeşilin ve mavinin kesiştiği yerde diye hayır asıl mavi ile yeşil burada bütünleşiyor burada bir birini tamamlıyor. Sanki bir kilim ve bu kilimde yeşilin her rengini kullandınız mavi ile süslediniz işte Kurul kayalıklarından manzarada böyle bir şey.
Yüzlerce basamakları çıkarken şimdi nasıl bir manzara ile karşılaşacağım diye her merak ediyorum öyle güzel manzaralar var ki şuan bunu anlatmaya klavyemin üzerinde tuşlar yetmiyor. Zirveye tırmandıkça dimdik uzanan kayalıkları görmek mümkün hatta şöyle düşünüyorum ben şimdi o kayalıkların üzerinde olsam manzara nasıl olurdu ama sanmıyorum oraya çıkacak cesareti bulayım öyle dik ki kayalıklar tırmanmak için sanırım profesyonel olmanız gerekli. İlk girişte bir tünel karşılıyor bizi kapısı demir kapı korumaya alınmış nedenini Mustafa arkadaşımıza sorduğumuzda aldığımız cevap bizi çok şaşırttı.
Tarihte savaş sırasında eğer düşmen buralara kadar çıkmışsa bu bölgeyi boşaltmak için bu tinel hazırlanmış. Düşman iyice yaklaştığı zaman orada yaşayan asker ve halk o tüneli kullanarak aşağıda bulunan melen çayına çıkıyorlarmış. Şuan bile devasal iş makineleri ile o tüneli o kayalıklara kazmak imkansız denecek kadar zor. Bu bölgeyi boşaltan halk giderken altınlarını bu tünel içinde bir yerlere saklayarak giderlermiş çünkü yanında taşımak imkansız önce canını kurtarmayı düşünmekte doğal olarak herkes. İşte günümüze kadar gelen bu hazineler hazine avcıları tarafından avlanmış Devletimizde buraya bir demir kapı yapmış ne kadar işe yaramış derseniz işe yaramadığı kesin halbuki çok daha iyi şekilde koruna bilirdi.
Tünel nehre kadar indiği bilinmekte fakat şimdilerde uç çıkış kapısının kapalı olduğunuz öğreniyoruz. Eğer bu tünel iyi bir koruma altına alınır iyi bir bakımda dünyanın en gözde yürüyüş alanlarından birisi olacağının kanısındayım. Metrelerce yükseklikten bir anda tünel ile inmek macera adrenalin ne isterseniz fazlası ile yaşatacak bir bölge. Sadece bunlarla sınırlı değil gelecek kuşaklara bizde tarihimizi olduğu gibi yaşatma olanağı sunmuş olacağız. Zaman geç olmadan yetkilileri burayı ziyaret etmeye davet ediyoruz.
Birkaç adım ileride ise büyük bir su kuyusu görüyoruz bu dağın başında kayalıklarda su nereden geliyor diye düşündüm ama anlıyoruz ki ağzı oldukça büyük olduğu için kış aylarında bu çukura su birikiyor yağmur ve kar suyu ile yazın ise burada yaşayan halk bu suyu kullanıyorlarmış. Buraları gördükçe o dönemde yaşamadığım için çok üzülüyorum. İlerledikçe kıyı uç kısımlara oturmak için banklar yapılmış hatta gelenlerin ihtiyaçlarının karşılanması için minik bir büfe bile yapılmış ama şuan çalışmıyor. Sevgililer buraya gelip Ordu, deniz, ve eşsiz doğa manzarası altında aşklarını tazelemekte. Ama ben oraya sevgilim ve kız arkadaşımla gitmem çünkü o manzara ile sevgilimi aldata bilirim çünkü oradaki doğal güzellikleri görünce ne sevgili ne yar akılınızda kalacak.
Bankların birinde oturup yanımızda getirmiş olduğumuz içeceklerden içiyoruz bir şey dikkatimi çekti sisler bile bizim bulunduğumuz noktadan aşağıdan geçmekte hatta yağmur bulutları ne kadar yüksekte bir noktada olduğumuzu daha iyi anlamış oldum.